KPSS’de son skandal!
Soruların sızdırıldığı iddiasında YÖK Denetleme Kurulu’nu şoke eden bir gelişme yaşandı.
KPSS sorularının ÖSYM’den sızdırıldığı iddiasında YÖK Denetleme Kurulu’nu şoke eden bir gelişme yaşandı. Önceki gün yazılı olarak ulaşan bir ihbar mektubunu işleme alan YÖK Denetleme Kurulu, konuyu KPSS’ye yönelik soruşturma kapsamına aldı.
Akşam gazetesinin haberine göre, ÖSYM’de daire başkanı olan M.T.’nin, ÖSYM Soru Hazırlama Komisyonu Üyesi olan eşi G.T.’nin, KPSS eğitimi de veren bir dershanenin sahibi olduğu ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve YÖK Denetleme Kurulu’nun incelemesi kapsamında gelen bir ihbar YÖK ve ÖSYM’yi harekete geçirdi. Uzun yıllar hizmet veren adı önce ‘Rönesans’ daha sonra ‘Benim’ olan bir dershanenin sahibi G.T., KPSS sorularını hazırlayan komisyonun üyesi çıktı. Dershanenin KPSS kursu da vermesi ÖSYM’de şok etkisi yarattı.
BİNA SAHİBİ HALA ALACAKLI
YÖK Denetleme Kurulu’na gelen ihbarda, ÖSYM’de bir daire başkanlığı görevini yürüten M.T.’nin, Soru Hazırlama Komisyonu üyesi olan eşi G.T., özel bir dersanenin sahibi olduğu ileri sürülüyordu. İddiayı inceleyen Kurul, iddianın doğru olduğunu tespit etti. KPSS sorularını da hazırlayan komisyonda yer alan G.T.’nin, Ankara’da KPSS kursu da
veren bir yıl öncesine kadar faaliyette olan bir dershanenin sahibi olduğu belgelendi.
G.T.’ye ait dershanenin önce ‘Rönesans’ adıyla faaliyet gösterdiği, daha sonra ise ‘Benim Dersanem’ adını aldığı belirlendi. Dershanenin yaklaşık bir yıl önce yüz yüze eğitim faaliyetini sonlandırıp binayı boşalttığı öğrenildi. AKŞAM’ın ulaştığı bina sahibi de ‘Borç taktılar dava açacağım ama G.T.’yi bulamıyorum’ dedi. Binanın kapanmasına karşın dershanenin Milli Eğitim Müdürlüğü ve Özel Dershaneler Birliği’ndeki kayıtları silinmedi.
Otogarda sigara içen savcıya ‘oruç’ dayağı

YOZGAT Otogarı’nda otobüs bekleyen Kadışehri Cumhuriyet Savcısı Özcan Çubukoğlu, Ramazan ayında açıkta sigara içtiği gerekçesiyle 2 kişi tarafından dövüldü.
Olay, önceki gün saat 12.00 sıralarında Yozgat Otogarı’nda meydana geldi. Otobüsün hareket saatini bekleyen Savcı Özcan Çubukoğlu sigara içmeye başlayınca, çevreden birkaç kişi ‘Ramazan ayında açıkta neden sigara içiyorsun?’ diye laf attı. Savcı Çubukoğlu’nun sigara içmeye devam etmesi üzerine bu kişiler Çubukoğlu’na saldırdı. İddiaya göre Çubukoğlu, savcısı olduğunu belirtmesine rağmen 2 kişi tarafından dövüldü. Burnu kırılan Çubukoğlu, 112 Acil Servis tarafından Yozgat Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Olayla ilgili gözaltına alınan 2 kişi, sorgularının ardından sevk edildikleri adliyede, açıklanacak duruşma gününe kadar ‘her gün polis merkezine giderek imza atmak’ şartıyla serbest bırakıldı.
CHP afişindeki çirkin benzetme

İSTANBUL- CHP afişindeki ‘Müslüman kadınların rahibe gibi giyinmesi için Evet’ yazısı tepki çekti.
Yerel seçimler öncesi çarşaf açılımıyla gündeme gelen Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) referandum için İstanbul’da astığı afişlerde çarşaf, rahibe kıyafetine benzetiliyor. “Müslüman kadınların rahibe gibi giyinmesi için Evet” yazılı afişler apar topar kaldırıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Başörtüsünü biz çözeriz.” şeklindeki sözlerinin ardından CHP’nin 12 Eylül’deki halkoylamasına yönelik billboardlara astığı afişler, vatandaşların tepkisini çekti. “AKP’nin Hazırladığı Anayasa Paketine Neden Evet” başlıklı bölümde tepki çeken ifadelerden bazıları şöyle:
“Müslüman kadınların rahibe gibi örtünmesi için Evet…
Ulu önderimiz Mustafa Kemal’i tarihten silmek için Evet…
Yetim hakkı yemekten dosyaları bulunan Recep beyi kurtarmak için Evet…
Bebek katilini kurtarmak için Evet…
Parçalanacak topraklarımızda Kürdistan’ın kurulması için Evet…”
Afişteki ifadelere tepki gösteren çevre esnafından Mehmet Bakan, çarşaf açılımı yapan CHP’nin Müslüman kadını rahibeye çevirdiğini söyledi. CHP’yi şiddetle protesto ettiğini belirten Bakan, “Bir süre önce çarşaf açılımı yapan CHP, şu an Müslüman kadınları rahibeye çevirmiş. Anayasa oylamasında örtü ile alakalı bizim bilmediğimiz bir madde varsa bize izah etmesini istiyorum. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü olayının çözeceği doğrudur. Baş ile başörtüsünü ayırarak başörtüsü olayını çözer. Ama başörtüsünü baş üzerindeyken çözemez. Sadece başörtüsünü baştan çıkararak çözer. Buna inanıyorum. Anne ve bacımın başörtüsüne rahibe kıyafeti diyen birini şiddetle protesto ediyorum.” şeklinde konuştu.
Halkın billboarddaki ifadelere bakıp Kılıçdaroğlu’nun gerçek yüzünü görmesi gerektiği dile getiren Avcılar esnafından Recep Ekingen de, “Kılıçdaroğlun’a göre ‘evet’ dersek, Müslüman kadınlarımız rahibe gibi örtünecekmiş. Ne kadınlarımız ne de Türk milleti aptal değil, kimseyi aptal yerine koymasın. Anayasa Mahkemesi’ne gidip başörtüsü için itiraz ediyor. Sonra da kalkıp ‘ben başörtüsünü halledeceğim’ diyorsa kusura bakmasın insanlarımızı kandıramaz. İnsanlarımız bunları görsün buna göre hareket etsinler.” ifadelerini kullandı.
Mahalle sakinlerinden Şüheda Şark da, “Lütfen bizim başörtümüzden ellerinizi çekin! ” diyerek siyasilere seslendi. Başörtüsü taktığından dolayı üniversite mağduru olduğunu dile getiren Şark, “Zaten CHP, daha önce başı açmayı öne sürdü. Yarım açma-yarım kapama şöyle böyle dedi. Lütfen bizim başörtümüzden ellerini çeksinler. Biz başörtülerimizi hiç kimseye, hiçbir siyasi partiye mal etmek istemiyoruz. Üniversite okuyamıyoruz, ben bir üniversite mağduruyum. Başörtümüzü siyasi işlerine alet etmesinler. Kendi alanlarında kozlarını paylaşsınlar. Başörtümü bana bıraksınlar ben özgür yaşamak istiyorum, özgür okumak istiyorum. Bütün siyasi partileri uyarıyorum bizim başörtümüzden ellerini çeksinler. Okuma hakkımızı bize teslim etsinler. O pankartı da kim asmışsa zaten düşüncesini de ortaya koyuyor demektir. Bizde onları protesto ediyoruz.” diye konuştu.
Bu arada, çekim yapıldığının görülmesi üzerine apar topar afişler kaldırıldı. Billboarddan sökülen afişleri kamyonete koyan görevliler, basın mensuplarının ve çevre esnafının soruları karşısında susmayı tercih etti.
CİHAN
Nerede oy kullanacağını ÖĞREN

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verdiği bilgiler doğrultusunda, seçmen kartları ellerine ulaşmayan seçmenler de oy kullanabilecek.
Anayasa değişikliği için 12 Eylül’de yapılacak referanduma kısa bir süre kalırken, seçmen kartları herhangi bir nedenle ellerine ulaşmayan seçmenlerin nasıl oy kullanacağı tartışma konusu oldu.
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verdiği bilgiler doğrultusunda, seçmen kartları ellerine ulaşmayan seçmenler de oy kullanabilecek.
Bunun için seçmenlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık numarasıyla birlikte oy vereceği yer, sandık numarası ve sıra numarasını öğrenmesi yeterli olacak.
TIKLA NEREDE OY KULLANACAĞINI ÖĞREN
Ezan ve Kur’an’dan bu kadar rahatsızlar

Beldetaş’a İhale Yasağı Konuldu.

Aytaç Durak’ın görevde olduğu dönemde Adana Büyükşehir Belediyesinin Yüreğir ve Seyhan İlçelerine yaptırdığı Atıksu Arıtma Tesislerinin, bakım-onarım ve işletilmesi için yılbaşında yaptığı ihalelerin her ikisini de, 298.000 TL bedelle, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren ve bir dönem Çatalan İçme Suyu tesislerinin işletmesini üstlenmesi ve huzur haklarıyla gündeme gelen BELDETAŞ Ltd.Şti kazanmıştı.
Büyükşehir Belediyesinin yaptığı ihaleleri kendi şirketlerine yaptırması Adana kamuoyunda olumlu hava estirmiş ve Aytaç Durak’ın başkanlığı döneminde yapılan bu ihalenin benzerlerinin devamı istenmişti.
Ancak, Aytaç Durak’ın açığa alınmasından sonra son derece ilginç bir gelişme yaşandı ve Büyükşehir Belediyesi kendi şirketi olan Beldetaş Ltd’ye ihale yasağı koydurdu. 03.08.2010 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle konulan ihale yasağına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. www.adanamedya.com (ÖZEL)
17. Altın Koza Film Festivali için geri sayım başladı

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda bu yıl 10 Türk filmi yarışacak. Buna göre, Semih Kaplanoğlu’nun ‘Bal’, Onur Ünlü’nün ‘Beş Şehir’, Atıl İnaç’ın ‘Büyük Oyun’, Nesli Çölgeçen’in ‘Denizden Gelen’, Hakan Algül’ün ‘Eyvah Eyvah’, Selim Demirdelen’in ‘Kavşak’, Zeki Demirkubuz’un ‘Kıskanmak’, Levent Semerci’nin ‘Nefes: Vatan Sağolsun’, Melik Saraçoğlu ile Hakkı Kurtuluş’un ‘Orada’ ve Ümit Ünal’ın ‘Ses’ isimli filmleri, jüri önüne çıkacak.
Eğitimlerini iletişim ve güzel sanatlar fakülteleri, sinema ve televizyon bölümlerinde devam eden lisans öğrencilerinin başvurabildiği ‘Öğrenci Filmleri Yarışması’ ve Akdeniz havzasında yer alan ülkelerin yönetmenlerinin katılabildiği ‘Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’ festival kapsamında yapılacak diğer etkinlikler olacak.
Dünya sinemasının yaşayan en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Yunan yönetmen Theo Angelopoulos, 17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin onur konuğu olarak Adana’da olacak.
Festival kapsamında usta yönetmenin filmleri ‘Balkanların Belleği: Theo Angelopoulos’ başlıklı bir gösterim bölümüyle izleyiciyle buluşacak. Sinemaseverler ‘Theo Angelopoulos Sineması’ başlıklı bir söyleşiyle ünlü yönetmenle sohbet etme şansı bulacak. Ayrıca Angelopoulos’un setlerinden çekilen fotoğraflar ve yine yönetmenle ilgili belgesel filmler festival kapsamında sanatseverlerle buluşacak. Festivalin gösterim bölümü her yıl olduğu gibi bu yıl da iddialı.
Bir hafta boyunca, Dünya sinemasının en seçkin örnekleri ‘Fıprescı– Eleştirmenlerin Gözünden Kaçmaz’ ve ‘Filistin – Barışa Hasret’ gibi başlıklar altında izleyicinin karşısına çıkacak.
Aytaç durak: “Adana’da 5 aydır demokrasi ayıbı yaşanıyor”

Aytaç Durak, avukatı ve aynı zamanda Adana Erkek Lisesi’nden arkadaşı olan Turgut Kazan ile birlikte İstanbul The Marmara Otel’de basın toplantısı düzenledi. İlk olarak basın mensuplarına açıklama yapan Avukat Turgut Kazan, “Referandum süreci yaşıyoruz. Hep demokrasi ve sivilleşme türküleri dinliyoruz. Asıl olan milli iradedir. Askeri darbeye hayır deniyor. Ama bu sivilleşmeler ve demokratlar halkın seçtiği Adana Büyükşehir Belediye Başkanı müvekkilim Aytaç Durak’ı darbe anayasasının 127-4 maddesinde vesayet kuralını uygulayarak görevden uzaklaştırıyor. Hatta AK Parti’den ayrılıp başka partiden aday olmasına ve seçimi kazanmasına çok kızdıkları için Aytaç Durak’ı görevden uzaklaştırmışlardır. Bu kendilerinde olmayanı bertaraf etme uygulamasının çok tipik bir örneğidir” dedi.
Danıştay’ın belediye başkanları hakkında yalnız koğuşturma açılmasının uzaklaştırma için yeterli olmayacağını, işlenmediği öne sürülen suçun ciddi ve ağırlığı olması, ayrıca görevde kalmanın koğuşturmayı engelleyici nitelik taşıması gerektiğini vurguladığını anlatan Kazan, “Yedi kalemde sıralanan 27 soruşturma konusu için Aytaç Durak’ın sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılarak, bakanlık soruşturma izni vermemiştir. Fakat özel kişinin mağduriyetine yol açılmasına müdahale etmediği için Durak hakkında soruşturma izni verilmiştir. Yani ortada suçlama yok, koğuşturma yok. Bu durumda bakanlığın derhal görevden uzaklaştırma kararını kaldırması gerekiyor. Bu davayla ilgili Danıştay’ın Eylül’de kararını vereceğini tahmin ediyorum” diye konuştu.
“ADANA’DA 5 AYDIR DEMOKRASİ AYIBI YAŞANIYOR”
Aytaç Durak ise AK Parti’den 19 ay önce ayrıldığını ifade ederek, “Bu 19 ayın 15′inde müfettişler eksik olmadı. Adana’da 5 aydır demokrasi ayıbı yaşanıyor. Hem suç bulamıyorlar, hem de beni göreve iade etmiyorlar. Türkiye’de 3 bin belediye var. 3 bin belediye her yıl denetim görüyor. Başkan adayı olmak isteyenler temiz sicil belgesi almak zorundadır. Müfettişler her yıl belediyeleri suç ve suçlu bulmak için denetlerler ki isterlerse de bulurlar. Ama benim belediyemde suç bulamadılar. İçişleri Bakanı kanun gereği her belediyeye soruşturma açabilir. İsterse soruşturmanın selameti için görevden uzaklaştırabilir. Ucu açık, keyfiliğe müsait bir yetki nasıl olabilir? Bu hakkı suiistimaldir” diye konuştu.
“Adana’da hak suiistimal edilmektedir” diyen Durak, “Anayasa değişirse yargı şöyle veya böyle yürütmenin elinde olacaktır” şeklinde konuştu. Durak, rüşveti ihbar eden ve görevden alınan kişinin kendisi olduğunu ifade ederek, “Bazı belediye meclis üyeleri aralarında anlaşmışlar imar partisi kurmuşlar. Belediyeye imar değişikliği için başvuranların dosyalarını yönlendiriyorlar. Bununla ilgili bir rüşvet kaseti elime geçti. Savcıya teslim ettim ve ne olduysa bundan sonra oldu. Kasette adı geçenlerin iftiraları medyada yankılandı. Üstelik benim genel başkanım Bahçeli, ‘aklanda gel, savcılar göreve’ dedi. Ama benim bir suçum yok. Neden aklanacağımı bilmiyorum. Tek suçum AK Parti’ye Adana’da seçim kaybettirmekti” şeklinde konuştu.
“RÜŞVET KASETİNİ ORTAYA ÇIKARMASAYDIM BÖYLE OLMAYACAKTI”
Durak, rüşvet kaydında adı geçenlerin şu anda belediyeyi yönetip, talan ettiklerini de ileri sürerek, şöyle devam etti;
“Talanı yazan gazetecileri dövüyorlar. Hatta bir tanesi ‘gazetecileri döverim’ diye tehditte bulundu. Benimle ilgili eski dosyaları tekrar tekrar incelediler ama bir şey bulamadılar. Ne buldular; kişisel hakaret, seçim kanunlarına muhalefet, belediye şirketine ait fabrikada üretilen su şişelerini dağıtarak seçim yasaklarına muhalefetten dava açtılar. O suları AK Parti’nin mitinginde dağıttım. Görevden uzak olduğum 5 ayda da suç bulamadılarsa da ya devlet müfettişleri aciz, ya da Aytaç Durak ve belediyesi Türkiye’de en dürüst, en namuslu ve en rasyonel çalışan bir ekip ki ikincisi doğru.”
Adana halkının kendisini 5 defa başkan seçtiklerini ve halen arkasında olduklarını anlatan Aytaç Durak, referanduma da değindi. Durak, “Şimdi bir referandum oylaması var. Adana’da hayır oyları çok çıkarsa bu AK Parti’ye verilecek cevaptır, halkın benim arkamda olduğunun göstergesidir. Benim kimseye kinim yok. Görevim boyunca rüşvetle her zaman mücadele ettim. Eğer ben rüşvet kasetini ortaya çıkarmasaydım belki de böyle bir şey olmayacaktı” dedi.
İncirlik’te 90 atom bombası var

ADANA- AK Parti Adana Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ali Acembekiroğlu, 1960′lı yıllarda kurulan İncirlik Hava Üssü’nde 90 atom bombasının bulunduğunu iddia etti.
Büyükşehir Belediyesi Ağustos ayı meclis toplantısında gündem dışı söz alan Acembekiroğlu, “Artık İncirlik Hava Üssü ile ilgili kentte bir kamuoyunun oluşması gerektiğine inanıyorum. Yaklaşık üç yıl Greenpeace (Yeşil Barış) ekibiyle birlikte olmuştum. Amerika ve Avrupa’dan gelen bu barışsever insanlar İncirlik’te 90 adet atom bombasının olduğunu söyledi. Zaten bunu Amerika da açıklandı. Şimdi yanı başımızdaki topraklarda Adana gibi bir yeri 90 defa yok edecek atom bombasının üzerinde oturuyoruz.” dedi.
Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz’ın başkanlığında gerçekleşen toplantıda Acembekiroğlu, geniş bir alan üzerinde planlanan Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) arazisi yüzünden merkez Sarıçam ilçesinde birçok hizmetin aksadığına işaret etti.
TOKİ tarafından yaptırılan 400 yataklı modern devlet hastanesinin yanındaki otel ve diğer sosyal alanlarla ilgili kompleksin ÇÜ rektörlüğü tarafından mahkemeye verilerek inşaatın durdurulduğunu anlatan Acembekiroğlu, bu girişimin aksine üniversite yönetiminin daha verimli arazilerde yapılaşmayı sürdürdüğünü vurguladı.
Normal bir vatandaşın basit bir inşaat yaparken 40 yerden imza aldığına dikkat çeken Acembekiroğlu, üniversitelerin ruhsat için belediyelerden izin alıp almadığını sordu. Yine Sarıçam Belediye hizmet binası için bir arsaya karşılık üniversiteden uygun gördükleri 20 dönümlük bir alan istediklerini belirten Acembekiroğlu, buranın da kısa bir süre sonra ÇÜ tarafından zeytin bahçesine dönüştürüldüğünü kaydetti. Rektörlüğün benzeri gerekçelerle hafif raylı sistemin üniversiteye girişini istemediğini savunan Acembekiroğlu, “Bu devirde bunu anlamak mümkün değil. Ön sıfatlarında profesör olan ve dünyayı tanıyan insanların bu kadar halktan kopuk, kendi dünyalarına kapanıp yaşamalarını anlayabilmiş değilim. Her kes metro gelecek diye bayram yaparken, ‘üniversite bu imkan gelmesin’ diyor.” şeklinde konuştu. Şehir merkezinden geçen otoyoldan yeterince yararlanılmadığını dile getiren Acembekiroğlu, bu konuda Karayolları yetkililerinin de aynen rektörler gibi burunlarından kıl aldırmadığını söyledi. Şehri ikiye bölen otoyolun giriş ve çıkışının çok zor olduğunu ve oraya ulaşmak için en az 5 km. yol gitmek gerektiğini ifade eden Acembekiroğlu, Sofulu Çöplüğü’nde kurulan atık dönüştürme tesisinin bir an önce faaliyete geçmesini beklediklerini aktardı.
ÖZER: ÇİÇEKLERE ÖDENEN PARALARLA NE SALONLAR YAPILIRDI
CHP Meclis Üyesi Bekir Sıtkı Özer ise Altın Koza Film Festivali’nin düzenlendiği Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nun tadilat halinde olduğunu hatırlattı. Özer, şunları söyledi: “380 bin liraya ihale edilen bu bina bitirilmezse Altın Koza için harcanan paralar heba olacaktır. Binanın bir an önce bitirilmesi lazım. Büyükşehir’in maalesef kültürel amaçlı kullanılabilecek bir tek salonu varken Eskişehir’de bu anlamda pek çok alan mevcuttur. Yıllardır çiçeklere ödediğimiz paralarla Adana’ya kim bilir kaç tane tiyatro salonu yapılırdı.”
MHP Meclis Üyesi Ömer Seyfettin Turhan da belediye başkanlığı seçiminin şaibeli olduğu söylentisinin kentteki işleri aksattığına işaret etti.
ALDIRMAZ: BİRLİKTE HAREKET EDERSEK SORUNLARI ÇÖZERİZ
Meclis üyelerini dinleyen Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, ilin sorunlarını ‘ortak akılla’ çözeceklerini ifade etti. Özellikle Çukurova ve Sarıçam’ın planlı büyümesi gerektiğinin altını çizen Aldırmaz, ziyaretine gelmeyen rektörün yanına 3 kez gittiğini söyledi. Nüfusunun yüzde 75′i kentte yaşan Adana’da büyükşehir ve ilçe belediyelerinin üzerinde ağır bir yük bulunduğuna işaret eden Aldırmaz, il merkezindeki büyük kurumların şehir dışına taşınmasından yana olduklarını aktardı. Üniversitenin kendi toprakları için ilin yararına olan bazı yatırımlara karşı çıkmasını eleştiren Aldırmaz, şunları söyledi: “Kim ne dersin metro üniversiteye gidecektir. Çünkü üniversitede 30–35 bin öğrenci mevcuttur. Teknokent de 5 bin kişilik kongre salonu yapılmış. Kendilerini tebrik ediyorum. Ama buranın ulaşımı ne olacak. Üniversiteler inşaatları için ruhsat almak zorundadır. İlçe belediyelerine yazı yazdık. Aksi takdirde gereğini yaparız. Kimse keyfi hareket edemez. Sofulu Çöplüğü’nde küçük bir fabrika olacak. Zaten eskisi gibi orada sıkıntı kalmadı. Birlik beraberlik içinde hareket etmek zorundayız. Devlet Demir Yolları ve otoyolları şehir merkezinden geçiyor; ama bunlardan yararlanamıyoruz.”
Mecliste komisyonlara gönderilen gündem maddelerinden “sözleşmeli personel çalıştırılmasına ait teklif” tartışmalara neden oldu. Oy birliğiyle kabul edilen ve Tepebağ ve civarını kapsayan Adana Tarihi Kent Merkezi Projesi’ne ilişkin görsel bir sunum yapıldı.
habertaraf.com
Aytaç Durak hakkında bir dava daha açıldı
Durak’ın seçim çalışmaları sırasında Çatalan su arıtma tesislerinde ruhsatsız, izinsiz su şişeletip belediye personeli ve araçlarıyla mitinglerde halka ücretsiz olarak dağıttığı ileri sürülüyor.
Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen davanın iddianamesinde, “Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, 2009 yılı mahalli idareler seçim döneminde Çatalan Su arıtma Tesisleri’nde ruhsatsız ve izinsiz su şişeletip, belediye personeli ve belediyenin araç, gereç ve imkanlarını kullanarak siyasi faaliyet çalışmaları kapsamında şehrin muhtelif yerlerinde yapılan seçim mitinglerinde, toplantılarında dağıtmak suretiyle atılı suçu işlediği delillerden anlaşılmıştır.” bilgisine yer verildi.
Durak aklanırsa belediyenin önünde bıyıklarımı keserim

Durak’la ilgili gündeme getirdiği iddiaların birçok kimseye ‘şaka gibi geldiğini’ dile getiren Tuncel, “Adam hala kendisini padişah gibi zannediyor. Her gün yalan söylüyor. Arkasında ‘hiç yalan söylemedim’ diyor. Hayatımda böyle başka bir insan tanımadım.” şeklinde konuştu. Makyavel’in “Hedefe ulaşmak için bütün yollar mubahtır” sözünü hatırlatan Tuncel, Durak’ın da bu ruhtan nasibini aldığını savundu. Durak’ın Menekşe köyündeki 72 bin 250 metre karelik arsayı eşi Yıldız Durak’a nasıl aldığını detaylı şekilde anlatan Mustafa Tuncel, şunları söyledi: “Padişahımız çok adaletli ya… Kendi hanımının buradaki arsasına 4 kat fazla yoğunluk veriyor. Fiyatı da aynı oranda artıyor. Bunu yapan adamda din, iman Allah korkusu olur mu? Bunu yapan adam pişmiş kelle gibi ortalıkta dolaşıyor, ‘Her şeyden aklandım’ diyor. Biraz sabır edin. Kimin nasıl aklandığını göreceğiz. Padişah her yerde ‘hiç yalan söylemedim’ der. Yalan söyler hem kendisi, hem gazetecileri inandırır. Hayatımda hiç vergi kaçırmadım, diyecek. Ben bu yalanı bütün meclisin huzurunda ispat ettim. Adama soruyorum arsanı kaça sattın? 30 liraya, diyor. Yalan söylediğini biliyorum; aslında 100 liraya satmış. Arsayı tapuda 18 liradan satılmış gösteriyor. Peki bu yalan söylemek değil mi? Hem de devlette. Kim bu adam? Adana’nın padişahı veya şehrül emini… Bu metrede 12 liranın vergisini kaçırmak değil mi? Ben söylemekten usandım, ama kimse ya anlamıyor veya anlayamazlıktan geliyor.”
İçişleri Bakanlığı’nın Durak hakkındaki üç soruşturma konusunda dava açılması izni verildiğini açıklayan Tuncel, başkana ilişkin araştırma safhasında ise 27 dosyanın bulunduğunu vurguladı. Tuncel, şöyle devam etti: “Bunlar Durak’ın faaliyetleriyle ilgili izne bağlı soruşturmalardır. Bir de izne tabi olmayan suçlar vardır. Bugüne kadar Aytaç Durak hakkında 117 dava açılmıştır. Ondan sonra bir gazeteci Durak aklandı, diye haber yapıyor. İnsanda Allah korkusu olur. Adam böyle diyor diye gidip, valiliğe sormaz mı? Bana da bilgi için geliyor. Niye? Padişahı saltanatından ettiğim için… Aytaç Durak’ın ipliği pazara çıkarıncaya, davul zurnayla Kürkçüler Cezaevi’ne gönderinceye kadar, hem O’nun hem gazetecilerin peşini bırakmayacağım. 50 tane ağıtçı kadın tutacağım. İkram için 250 kazan da aşure kaynatacağım. Eğer bu kadar davalardan ve işlediği suçlardan aklanırsa belediyenin önünde kendimi karartacağım. Vasiyetim olsun, benzin üzerime döküp yakacağım.”
Durak’la ilgili yürütülen 28 soruşturmadan sadece birisine dava açılma izni verildiği iddiasının ‘yalan’ olduğunu kaydeden Tuncel, “Bu konuda İçişleri Bakanı Beşir Atalay imzalı bir tek belge varsa, getirsin bana… Ben Durak’ın oğlunun kokainman olduğunu iddia ediyorum. Adam gidiyor kendi metotlarına göre test yapıyor. Ama ben bunu mahkemede ispat edeceğim. Kokain saç telinden anlaşılır.” açıklamasını yaptı.
Kimi zaman gazetecilerle tartışmaya giren Tuncel, Durak’ın kentteki mücavir alanda 5 bin dönümlük alanın 500 bin dönüme denk geldiğini öne sürdü. Durak’ın yaşlandığını ve artık korumaya muhtaç hale geldiğini savunan Mustafa Tuncel, “Ben ‘bu adam artık belediye yönetemiyor, vesayet altına alalım’ diye mahkemeye başvurdum. Bana ‘Hangi ruh hastanesine gitmiş, tedavi olmuş…’ diye soruyorlar. Kardeşim bunu siz bulun. Eğer göndersinler Ruh Hastalıkları Hastanesi’ne rapor alabilirse –bir tek askerde kestiğim– ben bu bıyıklarımı keserim. Oğlu her şeyi idare ediyor. Hülle yapıyor. Oğlu belediyeden her birime emir veriyor.” iddialarını yineledi.
İçişleri Bakanlığı: Durak hakkında inceleme halen devam ediyor

Açıklamada, “Bakanlığımızca görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile ilgili görevlendirilen mülkiye müfettişlerince çeşitli konularda başlatılan üç ayrı inceleme halen devam etmektedir. Ayrıca, müfettişlerce yapılan incelemeler sonucunda; yedi ayrı tevdi raporu hazırlanarak gereği yapılmak üzere Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilmiştir. Yine muhtelif konularda yapılan incelemeler sonucunda bakanlığımızca 19 ayrı soruşturma izni verilmiş olup, bir kısmı ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na intikal ettirilmiş, bir kısmına yapılan itiraz sebebiyle konu idari yargıya taşınmış, altı karar ise tebliğ aşamasındadır.” denildi.
DURAK, MUSTAFA TUNCEL’in iddialarının üzerine gidiyor

“17.3.2010 tarih ve Hz:2010/14135 sayılı dilekçemle Sayın Mustafa Tuncel’in “Ben konuşursam altından kalkamazsın.”, “Beni öldürebilirler, arkamdan vurabilirler. Bu nedenle Aytaç Durak’la ilgili bildiklerimi kasete anlattım. Kaseti de güvendiğim kişiye teslim ettim. Başıma bir şey gelirse, kaseti gazetelere dağıtın dedim” yönündeki iddialarıyla ilgili kasetin istenerek hakkımda gerekli işlemin yapılmasını makamlarınıza arz etmiştim. Aradan 4 aya yakın bir zaman geçti. Söz konusu kaseti istettiniz mi, makamınıza getirildi mi? Suçlu isem, hakkımda kovuşturma açılmasını, değilsem, tarafıma bildirilmesini arz ederim.”(Haberx)
Durak için ilk karar açıklandı

DAMADA ARSA SATIŞI
Durak’a soruşturma izni verilen belediyenin yarı hissedar olduğu 13 bin 56 metrelik arsanın, damadı Bekir Cavcav’a satışı konusu 2006 yılında gerçekleşti. Merkez Sarıçam İlçesi’ne bağlı Menekşe Köyü’nde Seyhan Baraj Gölü manzaralı arsanın belediyeye ait olan 6 bin 528 metrekarelik hissesi ihaleyle damat Bekir Cavcav’a 278 bin liraya satıldı. Satıştan sonra belediye ile hissedar olan Ahmet Nuri Karabaş, önalım hakkının engellenerek mağdur edildiğini iddia edip, satışın iptali için mahkemeye başvurdu. Karabaş’ın bu konuda açtığı davalar sürüyor. Bu konuda Durak’la birlikte Genel Sekreter Hasan Gülşen, Yazı İşleri ve Kararlar Daire Başkanı Kaşif Barut, Hesap İşleri Daire Başkanı Selçuk Özkök, Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Karakuş, Genel Sekreter Yardımcısı Kenan Gündoğdu ve Belediye Meclis Üyesi CHP’li Ahmet Işık da suçlanıyor.
İnceleme konusu iddialar arasında Durak’ın eşi Fahriye Durak’a ait göl manzaralı 11 bin 260 metrekarelik arsada imar değişikliği yapılarak yüksek miktarda rant sağlandığı konusunda ise, 2 ay önce Adana 11’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde Durak hakkında ‘görevi kötüye kullanmaktan’ 3 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldığı ve yargılama devam ettiği için ek bir işleme gerek görülmedi. Bu davada Durak’la birlikte aralarında belediye bürokratları ile belediye meclis üyelerinin de bulunduğu toplam 55 kişi yargılanıyor.
DURAK’IN DEĞERLENDİRMESİ
20 yıldır sağ kolu olarak bilinen, gittiği her partiye beraber götürdüğü, mecliste başkanvekilliğini emanet ettiği Meclis üyesi Mustafa Tuncel tarafından “Bugüne kadar belediyede yapılmış yasadışı ne kadar imar değişikliği varsa, mimarı Durak’tır” diye suçlanan Aytaç Durak, teftiş kararını değerlendirirken şöyle dedi:
“50 müfettiş 18 aydır inceleme yapıyor. Sonuçta görevden alınmamla ilgisi olmayan, 2 hakaret ve 1 seçim yasaklarını ihlalle ilgili dava açıldı. Son incelemede de ihalelere yolsuzluk, rüşvet, irtikap, görevi kötüye kullanma suçu gibi bir kovuşturma açılamamıştır. Damadım Bekir Cavcav’a arsa satışıyla ilgili de 2008’de 4’üncü Hukuk Mahkemesi’nde bir dava açılmış, halen devam etmektedir. Görevden uzaklaştırılmamı gerektirecek bir dava değildir.”
MİLLETVEKİLLERİNE MEKTUP
Öte yandan Aytaç Durak, açığa alınmasıyla ilgili tüm partilerin milletvekillerine mektup yazıp, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ı şikayet etti. İçişleri Bakanı’nın belediye başkanlarını veya belediye organlarında görevli kişilerle ilgili kesin hükme kadar açığa alma yetkisinin Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi ve demokratik hukuk devleti ilkelerine aykırı, keyfi kullanıma açık olduğunu savunan Durak, “Soruşturmaların selameti gerekçesiyle halen görevime iade edilmemem Anayasamıza, demokratik teamüllere aykırı olduğu gibi beni 5 defa seçen Adana halkının iradesini de yok saymaktadır” diye yakındı.
Durak, son yerel seçim öncesi AK Parti’den istifa ederek MHP adayı olarak 5′inci kez aynı göreve seçilmiş, 28 Mart’ta görevden alınmış, 2 aylık süre dolduktan sonra tekrar aynı karar verilmişti.
Hangi iddialar incelendi?
Müfettişler, Aytaç Durak’ın kendi arsasının durumu görüşülürken belediye meclisine başkanlık yaptığı, bir markete yer tahsis ettiği ve bunun karşılığında hasılattan pay aldığı, mahiyetinde çalışanlar ve akrabalarının üzerine arazi aldığı ve bu yerleri imar değişikliğiyle ticaret merkezi yaparak rant elde ettiği, kendi arsasına imar izni verdiği, arazilerinin bulunduğu yöne doğru kentin büyütülmeye çalışıldığı ve belediye kaynaklarıyla buralara yatırım yapıldığı, metronun yapımı geciktirilerek kamunun zarara uğratıldığı, Adana’nın tanıtımı ve iletişim hizmetleri ihalesinde idarenin zarara uğratıldığı, kişilerin zararına yol açacak nitelikte usulsüz encümen kararları alındığı konularında ise ’zaman aşımı’ ve ’delil bulunamadığı’ gerekçeleri ile soruşturma açılmasına gerek görmedi.(Bünyamin YIL/Gazetevatan)
Gökhan Durak’ın uyuşturucu analizi doğru mu?

Bu tartışmalar sürerken İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Salih Cengiz Mustafa Tuncel’in ortaya koyduğu iddiaları destekleyen bir videosuna doktorsitesi.com adresinde rastladık.
Vücutta bulunan uyuşturucu maddelerin kısa süreli kullanım ve uzun süreli kullanım analizi olarak iki kısımda yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Salih Cengiz, videosunda uyuşturucular eroin, morfin, ekstazi gibi amfetamin türevi diğer uyutucu maddelerin kullanımına ilişkin analizlerin 10 dakika içinde teşhis edilebildiğini, bu analizin hem kısa süreli varlıklarını belirlemek üzere idrar, tükürük, ter ve kanda analizi yapılabildiğini, Bunun dışında uzun süreli alımları teşhis edebilmek için saçta ve tırnakta analizler yapılması gerektiğini vurguluyor.
Bu açıklamaların ardından Gökhan Durak, ve Aytaç Durak’ın saç ve tırnak örneği göndererek analiz yaptırıp yaptırmayacağı da ayrı bir merak konusu oldu.
PROF. DR. SALİH CENGİZ’İN VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
İLGİLİ HABERLER
>Tuncel: Sıkıyorsa saç telini Adli Tıp’a gönder
Tuncel: Sıkıyorsa saç telini Adli Tıp’a gönder

“SIKIYORSA OĞLUN ADLİ TIP’A SAÇ TELİNİ VERSİN”…
Mustafa Tuncel, “Bugüne kadar ne söylediysem her sözümün arkasındayım” diyerek; açıklamasını şöyle tamamladı:
“Aytaç Durak’ın pişkin pişkin davranması yetmiyormuş gibi, şimdi de oğlu ‘uyuşturucu testinden temiz çıktım’ diye avukatları vasıtasıyla demeç verip kamuoyunu yanıltıyor. Ben buradan çağrımı yeniliyorum; eğer oğlun gerçekten uyuşturucu kullanmamışsa derhal saç telini Adli Tıp’a vererek oradan gelecek sonuca katlansın. Yoksa, dışkısını ve idrarını vererek tahlil yapılmaz. Dışkı ve idrar tahlilinde uyuşturucu kullanıyorsan 24 saat sonra tahlil yaptırırsan temiz çıkarsın. Sıkıyorsa saç telinden yaptır”.
Durak, yeni vekil Aldırmaz’ı kutladı
İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, belediyede yapılan denetimlerde suç sayılabilecek bir durumun tespit edilemediğini ileri sürdü. Durak, başkan vekilliğine seçilen Zihni Aldırmaz’ı kutladı.
Seyhan Oteli’nde muhtarlar ile buluşan Durak, sloganlarla karşılandı. Durak’ın konuştuğu kürsünün arkasına da, “Milletin getirdiğini millet götürür diyorsunuz Sn. Başbakan, Adanalının getirdiğini İçişleri Bakanınız götürdü, bu ayıba son verin” yazılı pankart asıldı.
AK Parti’den istifa ettikten sonra belediyede sayısız denetim yapıldığını söyleyen Durak, buna karşın suç sayılabilecek bir durumun tespit edilemediğini anlattı. İkisi ‘hakaret’ birisi de ‘seçim yasaklarına muhalefet’ suçlamasıyla hakkında üç dava açıldığını kaydeden Durak, “Biz de hakkımızı halkla bütünleşerek koruyacağız. Gerekirse miting yapacağız. Suç yok dava yok. İftiracılar duvara çarptılar.” dedi.
Başkan vekilliğine seçilen MHP’li Zihni Aldırmaz’ı da kutlayan Durak, “Sayın Aldırmaz ben dışarıdayken yerime vekil bıraktığım kişiydi. Ne oldu, en başa dönüldü.” diye konuştu.
ALDIRMAZ’DAN VALİ ATIŞ’A ZİYARET
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, Adana Valisi İlhan Atış’ı makamında ziyaret etti.
Adana Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından dün yapılan başkan vekili seçimini kazanan Zihni Aldırmaz ilk ziyaretini Adana Valiliğine yaptı. Vali Atış ziyaret sırasında, “Aldırmaz bizi usulen ziyaret etti. Biz de birkaç gün sonra kendisini usulen ziyaret edeceğiz” dedi.
Vali Atış, bir basın mensubunun meclisin feshi için başvuru yaptınız mı sorusuna ise, “Hayır biz böyle bir başvuru yapmadık. Ancak belediye ya da bir vatandaş İçişleri Bakanlığı’na direk başvurabilir” diye cevap verdi.
Vali Atış, gazetecilerin Aldırmaz’a soru sormasına ise izin vermedi.
Cihan
Oylamada 3. ve 4. turlara başlandı

ismin belirlenmesi için bugün toplanan meclis üyeleri 3. ve 4. tur oylama ile yeni vekilini seçecek.
AK Parti Adana’daki adayını değiştirdi

Durak’ın serveti elinden alınıyor
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Tuncel, görevden alınan Adana Büyükşehir Belediye Aytaç Durak ile yakınlarının kamulaştırma ve satış yoluyla haksız bir şekilde elde ettiği arsaları sahiplerine iade edeceklerini söyledi. Belediye meclisi olarak yeni bir düzenleme yaptıklarını kaydeden Tuncel, yıllardır mağdur edilen vatandaşlara kök arsalarının teslim edileceğini belirtti. Aytaç Durak ve yakınlarından vatandaşların arsalarının alınacağını kaydeden Tuncel, “Şu an ihale hazırlıklarını yapıyoruz. Adana’nın en kıymetli yerlerinden 30 bin dönüm arazide imar düzenlemesine gideceğiz. Kök parseller kimin ise onlara hakkını vereceğiz. Kimseye özel muamele yapmayacağız. İmar düzenlemeleriyle kaydırılan hazine arazilerini de hazineye teslim edeceğiz.” dedi. Adanalı Sırrı Özer ve arkadaşları, 1974 yılında Akgün adında bir yapı kooperatifi kurdu. Özer ve arkadaşları 408 daire yapmak için Kireçocağı mevkinde belediyenin konut alanı ilan ettiği bölgede 33 dönüm araziyi sahiplerinden satın aldı. Yaklaşık 10 yıl belediyenin imar çalışmalarını tamamlamasını bekledikten sonra 1984 yılında konutların yapımına başlamak için Tapu Kadastro İl Müdürlüğü’ne müracaat eden Özer ve arkadaşları, ‘kooperatif arazisi üzerinde belediyenin kamulaştırma şerhi’ koyduğunu öğrendi. Kooperatif yöneticileri, o yıl ilk kez Adana Belediye Başkanlığı’na seçilen Aytaç Durak’a giderek söz konusu alanın konut alanı olduğunu ifade ederek şerhin kaldırılmasını talep etti. Durak, “Akgün Kooperatifini’ kamulaştırma alanı dışında tutma sözü verdi. Mutlu bir şekilde belediyeden ayrılan Sırrı Özer ve arkadaşları, bir sure sonra arazilerinin çok düşük bir bedelle kamulaştırıldığını öğrenince yürütmeyi durdurma davası açtı. Kooperatif üyeleri davayı kazandı ancak belediye, kararı uygulamadı. Sırrı Özer, daha sonraki gelişmeliri şöyle anlatıyor: “Mahkeme kararına uyulmadığı gibi bir süre sonra belediyelere ‘kamu yararı gözetilerek kamulaştırma yetkisi’ veren kanunun çıkması üzerine belediye yeniden arazimizi kamulaştırdı. Biz 30 yıldır hukuk mücadelesini sürdürürken belediyenin arsamızı parçalayarak değişik kişilere sattığını öğrendik. Artık arsa konusu iyice çıkmaza girdi. Üstelik kooperatif hissedarlarımıza belediyeden hala kamulaştırma parası dahi verilmedi.” Adana’da Sırrı Özer ve arkadaşları gibi imar değişikliği yoluyla arazilerine belediyenin el koyduğu yüzlerce kişi bulunuyor. Yıllarca süren hukuk mücadelesinden sonuç alamayanlar, haklarından vazgeçmek zorunda kalıyor.
AYTAÇ DURAK İMAR DEĞİŞKLİĞİNDEN YARGILANIYOR
İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, eşine ait arsanın değerini imar değişikliği yaparak 44 kat artırdığı gerekçesiyle yargılanıyor. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Aytaç Durak ve eski dönem ve yeni dönemde bazı belediye meclisi üyeleri hakkında, ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Cumhuriyet Savcılığı tarafından ”görevi kötüye kullanmak” suçundan haklarında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istenen Aytaç Durak ve 55 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, “Müfettiş incelemesinde 1/5000 ölçekli nazım imar planında bulvara cephesi olan adaların yola bakan kısımlarının ticaret alanı olarak, arka kısımlarının konut alanı olarak gösterilmiş olmasına rağmen, 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinde böyle bir ayrım yapılmaksızın adaların tamamının ticaret alanı olarak gösterildiği ve bu durumun plan yapımına ait esaslara dair yönetmeliğin 30. maddesine aykırı olduğu gibi Adana Büyükşehir Belediye İmar Yönetmeliği’nin madde 4.001/C-2B hükümlerine de aykırıdır.” denildi. İddianamede, ”Söz konusu işlemlerden dolayı Durak’ın yapılan usulsüz imar değişikliğinden sorumlu olduğu, plan değişikliğini öneren Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hasan Gülşen’in, hazırlayan İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Özlem Kulak’ın, kabul edip imzalayan meclis üyeleri şüphelilerin Fahriye Durak’a yüksek miktarda rant sağlamak suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları” ileri sürüldü.
Cihan
Filmin sonunu herkes görecek
‘GÖKHAN DURAK’DA KOKAİN SONUCU ÇIKMAZSA MECLİS ÜYELERİNİ BEYMEN’DEN GİYDİRECEĞİM’
Şu ana kadar Aytaç Durak, oğlu Gökhan Durak ve Eski Strateji Dairesi Başkanı Ferhat Yüksel’in şahsı hakkında üç ayrı “hakaret” davası açtığını anlatan Tuncel, şöyle devam etti: “Bu üç kişiyle ilgisi sözlerimin hepsinin belediye meclisinde söyledim. Durak’a ‘Kâğıttan kaplan’ demişim, hakaretmiş? Bana sarhoş diyene bir söz söylemişim, hakaret? Kim bu ifadeleri diyorsa ben ona söyledim. Kendi diyorsa on kere daha aynı şeyi dile getiriyorum. Durak’ın oğluna ‘kokain içiyor’ demişim. Dava açmış. Çok mutluluk duydum. Onu adli tıpa göndereceğim. Eğer kokain içmediğine dair bir netice çıkarsa 34 meclis üyesi arkadaşımın hepsini Beymen’e götürüp tepeden tırnağa giydireceğim. Bu davayı açtıkları için çok mutlu ve memnun oldum. Yüksel Efendi’ye de ’31 yaşına gelmiş, asker kaçağı? Askere gitmeyenlere kız vermezler. Toplum önünde küçük düşürmüşüm. Arkadaşın gerekçesine bakın ya? Başka hiç hiçbir dava yok..” Hakkında açılan davalar nedeniyle Aytaç Durak’ın ömür boyu adliyeden çıkmayacağını savunan Mustafa Tuncel, “Hapse girecek çıkacak, bir daha gidip gelecek. Yaşı, sağlığı buna müsaade ederse ki; ben etmeyeceğini adım gibi biliyorum. Bu filmin sonunu herkes görecek. Arkadaşlarımız bir trafik kazasında veya kalp krizinden gitmezse altı aya kadar bu söylediklerimin hepsinin neticesini görecek. Bu kadar emin olmazsam söylediklerimi 10, 20 kere tekrar edip arkasında durmam.”şeklinde konuştu.
BELEDİYEDEN İŞ YAPTI DİYENİN ALNINI KARIŞLARIM
Durak’ın bundan sonra adını hiçbir şekilde ağzına almamasını öneren Tuncel, hakaret davasında en fazla kendisine para cezası verilebileceğini, onu da ödeyecek ekonomik gücünün bulunduğunu belirtti. Tuncel, şunları söyledi:”Ama belediyeden falan nemalanmadım. ‘Belediyeden iş yaptı para kazandı’ diyen varsa onun alnını karışlarım. Kendisi de (Durak) dahil. Sıkıysa gelsin ‘Mustafa Tuncel belediyeye şu işi yaptı.’desin. Alnını karışlarım. ‘Öyle camdan evi olan başkasının evine taş atmaz’ demek ucuza kaçmaktır. Hem ‘ben bu adamı taşıdım, buraya ben getirdim’ hem de ‘beni bir takım yanlışlara bulaştırdı’ diyeceksin. Adama sormazlar mı, yanlışlık var ise 21 senedir, neredeydin ?…” Durak’la yıllara dayanan siyasi beraberliklerinin olduğunu hatırlatan Tuncel, sununa kadar arkadaşlığın gereklerine riayet ettiğini anlattı. Son yıllarda şartların değiştiğini açıklayan Tuncel, “MHP’nin ilk toplantısın da kavgamız başladı. Bugünü kadar kavgalarımız perde arkasında devam etti. MHP’li bütün arkadaşlarım bilir. Ancak her şeyin bir taşma noktası var. Kendisi burada uydurduğu bir laf yüzünden, ‘başkan sen ismimi biliyor musun? Yoksa unuttun mu?’ ‘Biliyorum aynı kanaatteyim’ deyince bardak doldu ve taştı. Asla da bundan geri dönmem. Şu anda üç dört aracısı, tefecisi benim peşimde koşuyor. Asla dönmem. Çünkü o beni tanıyamamış. Ona Adana da tehditten, rüşvetten korkmayacak bir insan olduğumu ispat ettim. Sonuna kadar da ispat etmeye devam edeceğim.” diye konuştu.Herkesin aklını başına toplamasını isteyen Tuncel, bir devrin kapandığını ifade etti. Bu yeni devirde hiçbir belediye başkanının padişah, şah veya kral olmayacağını dile getiren Tuncel, belediyenin asli sahibinin meclis üyeleri olduğunu vurguladı. Tuncel, “Artık, herkesin gözü açılmıştır. Burada ben de, Aytaç Durak da, yeni bir belediye başkanı seçilse bunu herkes biliyor. Hiç kimse belediye meclisini alaya alarak ‘yok makamıma giremez’ diye aşağılayamaz.” açıklamasını yaptı.
Aytaç Durak’ın koltuğu tehlikede!
Yolsuzluk iddialarına adı karışan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın koltuğu tehlikeye girdi. Yolsuzluk iddialarına adı karışan Aytaç Durak suçlu bulunursa koltuğunu da kaybedecek Yolsuzluk iddialarına adı karışan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, yasal sürecin ardından koltuğundan da olabilir. İstifaların Belediye Meclisi’ndeki dengeleri değiştirmesi de süreci hızlandıracak. Partisi MHP’den istifa eden Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak hakkında başlayan soruşturma ve Kasım ayında Belediye Meclisi’nden geçmesi gereken faaliyet raporu, Başkanın görevden alınması ihtimalini de içeren bir süreç başlattı. Belediye Meclisi’ndeki temsil sayısı istifalarla 9’a gerileyen MHP’nin istifa eden başkanı Durak, başkanlık koltuğundan da olabilir.
MECLİS’TE AK PARTİ BİRİNCİ SIRADA
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ve meclis üyesi Mustafa Tuncel’in partilerinden istifa etmesiyle Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki MHP’li üye sayısı 9’a düştü. İstifalar sonrası mecliste partilere göre üye dağılımı 13 AK Parti, 10 CHP, 9 MHP şeklinde oluşurken, bağımsız üye sayısı da 3’e yükseldi. Durak’ın partisinden istifası meclisteki grup desteğini yitirmesine yol açarken, bunun aynı zamanda Kasım ayındaki faaliyet raporunun oylanmasına da etki edebileceği belirtiliyor.
FAALİYET RAPORU ONAYLANMAZSA…
Adana Barosu Başkanı Aziz Erbek, Durak’ın bağımsız kalmasının Kasım ayındaki faaliyet raporunun onaylanmasını güçleştireceğine işaret ederek, ‘’Bu durumda müfettişler soruşturma başlatır’’ dedi. Soruşturma sonunda faaliyet raporu ile müfettişlerin hazırlayacağı dosyanın Danıştay’a gideceğini belirten Erbek, Durak’ın görevden alınabileceğini ifade etti.
BAKANLIK TALİMATI GEREKİYOR
Durak hakkında rüşvet veya adam kayırma suçlamasıyla da dava açılabileceğini vurgulayan Erberk, Durak’ın bu davalar sonucunda mahkum olması durumunda ise yüz kızartıcı suç işlediği gerekçesiyle İçişleri Bakanlığının talimatı ile görevden alınabileceğini kaydetti. Erbek, büyükşehir belediye başkanının görevden alınması durumunda ise Vali tarafından toplanan belediye meclisinin 10 gün içinde meclis üyeleri arasından bir belediye başkanı seçeceğini, yeni başkanın seçime kadar görevde kalacağını söyledi. 1.5 milyon broşür bastırıp taşeron işçilere dağıttırdı Belediye Başkanlığı döneminde mal varlığındaki büyük artış ve ve “imar rantı” iddiaları ile zor günler yaşayan Aytaç Durak, hazırlattığı broşürleri Adanalılara dağıttırarak, hakkındaki iddiaları gündeme getiren medyayı hedef gösterdi. Vatandaşlar, broşürlerin parasının kimin cebinden çıkacağını merak ediyor. Adanalılar, güne posta kutularındaki Aytaç Durak imzalı broşürlerle uyandı. Son günlerde yaşanan olaylar konusunda Aytaç durak’ın açıklamasının ve fotoğrafının bulunduğu broşürler dün sabahtan itibaren iddialara göre Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün taşeron işçileri tarafından dağıtıldı. Durak’ın belediyenin imkanlarını kendi kişisel meselesi için kullanıldığı da iddialar arasında. Dağıtımı yapan görevlinin 1 hafta içerisinde ikinci kez gelerek görüş belirtmek isteyen vatandaşların mektupları toplayacağının belirtildiği broşürde Durak, “Rüşveti ihbar eden benim, ne acıdır ki AKP’li yandaş medyada hedef alınan da ben oldum” dedi. Belediyenin iştiraklerine astronomik huzur hakkı Durak’ın ve belediyenin üst düzey yöneticilerinin, aldıkları maaşları dışında, belediyenin iştiraklerinden de ‘huzur hakkı’ adı altında ücret aldıkları belirlendi. Sayıştay’a bağlı denetçilerin belediyenin hesaplarında yaptığı incelemelere göre, belediyenin Yeni Adana İmar İnşaat, Koza, Beldetaş, TÜMAŞ ve ÇUFAŞ adlı beş ayrı iştiraki bulunuyor. 52 kişinin görev yaptığı iştiraklerdeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri ise, Durak’ın, danışmanları ve belediyenin yöneticilerinden oluşuyor. Yönetim kurulu üyelerine ise, kamu ücret dengesinin çok üzerinde “kurul üyeliği ve huzur hakkı” adı altında ödeme yapılıyor. Maaş dışında 9 bin lira ödeme yapılanlar da var İştiraklerde görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerine ödenen, kurul üyeliği ve huzur hakkı ödemeleri, 3 bin ile 9 bin lira arasında değişiyor. Örneğin, Yeni Adana İmar İnşaat Tic. A.Ş’de görev yapan İ.T. adlı bürokratın, aylık ücreti yolluklarla birlikte 9 bin lirayı buluyor. İ.T’ye, huzur hakkı adı altında 2004-2008 yılları arasında toplam 402 bin 023 lira, yolluk olarak da 19 bin 726 lira ödeme yapıldı. Yine aynı iştirakte görev yapan Ö.Ö. adlı yöneticiye de, 2004-2008 yılları arasında toplam 299 bin 302 lira huzur hakkı, 21 bin 587 lira da yolluk, Z.A adlı yöneticiye de toplam 319 bin 880 liralık huzur hakkı ve 27 bin 759 liralık da yolluk ödemesi yapıldı. Durak’ın aldığı huzur hakkının aylık 600 lirayı geçmemesi ise dikkat çekici. Kaynak: Star
Adanalılar Aytaç Durak’ı anlatıyor
Adana sokaklarında konuştuğumuz Adanalılar Aytaç Durak’ın zaten yıllardır büyük yolsuzluklar yaptığını söylerken, bugün açığa alınmasını AKP ile hesaplarının bozulmasına bağlıyorlar. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak Belediye Meclisi’nde başlayan tartışmaların ardından açığa alınırken, Adana’da vatandaşlar durumu çeşitli şekillerde yorumluyor. “Gelen herkesin çaldığı kanısının” halk tarafından yaygın olarak dile getirilmesi ise dikkat çekiyor. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Durak, Belediye Meclisi’nin Mart ayı oturumlarında kendi başlattığı tartışmaların ardından birçok yolsuzluk iddiasıyla açığa alınmıştı. Durak’ın 20 yıldır yanında adeta çanta gibi taşıdığı, birçok parti değiştirmesi nedeniyle gittiği her partiye de beraberinde götürdüğü Belediye Meclisi Başkan Vekili Mustafa Tuncel ise yaşanan tartışmalarda “Bugüne kadar belediyede yapılmış yasadışı ne kadar imar değişikliği varsa, mimarı Durak’tır” demişti. Durak kendini aklamak için medyaya ard arda demeçler vermiş, Adana’da ise ASKİ ve Cankur personellerine 1 milyona yakın broşür vererek vatandaşlara dağıtmalarını istemişti. Adana’da bundan sonraki gelişmelerin seyri belirsizliğini korurken, yasa gereği Belediye Meclisi Başkanı Tuncel, Durak’ın koltuğunda oturuyor. Aile boyu zenginlik Adana halkının çok büyük bir kısmı Durak’ın yolsuzluklar yaptığını, zaten uzun zamandır kamu arsalarını kendi üstüne geçirdiğini düşünüyor. Durak’ın Adana içinde gerçekten önemli bir servete sahip olduğu yine herkes tarafından ifade edilirken, kendisiyle beraber ailesi, kardeşi ve oğlunun Adana’nın önemli iş adamlarından oluvermeleri işin bir başka dikkat çekici yönü. Durak’ın elindeki büyük maddi gücü ve etkisini belediye seçimlerinde de yoğun olarak kullandığı kaydediliyor. Adana’da Durak için hakim olan düşüncenin “Zaten bugüne kadar çalabildiği kadar çaldığı ve artık daha fazla ne kadar zengin olmak isteyebileceği” yönünde olması ise dikkat çekiyor. Adana halkı Durak’ın yerine başka birinin gelmesi halinde, yeni gelen kişinin baştan başlayacağı yolsuzluklarla yine hiç bir şeyin değişmeyeceğini düşünüyor. Durak’a bir önceki seçimlerde oy veren küçümsenemeyecek çoğunlukta insanın bu bakış açısına sahip olduğu kaydediliyor. Kentte hakim olan bu düşünce, belediyelerde yaşanan yolsuzlukların, hırsızlıkların ve rant paylaşımlarının Adanalılar için sıradanlaştığı yönünde. Durak’ın açığa alınmasının Adana halkında bir anlık şaşkınlık yarattığı ancak bu şaşkınlığın Durak’ın yolsuzluk yapmış olması nedeniyle değil, zaten Adanalıların sohbetlerinde açıkça konuşulan bu yolsuzluklara şimdi soruşturma açılmış olması olduğu kaydediliyor. Adanalıların büyük çoğunluğu, Durak’ın şimdi görevden alınmış olmasının nedenini AKP’nin Adana Büyükşehir Belediyesi’ni Durak yüzünden kaybetmiş olmasına ve AKP’nin artık Durak’ın yolsuzluklarından pay alamıyor olmasına bağlıyor. “İyi oldu ama bu saatten sonra yedi gitti” Adana’da şehir merkezinde Adanalılara yaşanan gelişmeleri nasıl yorumladıklarını sorduk. Reklamcı olarak çalışan Aslı Hanım, “Durak’ın görevden alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorumuza “Yıllardır çalıp çırpıp yiyordu, bence iyi oldu ama bu saatten sonra yedi gitti. Daha da bir şey çıkacağını, hapse filan gireceğini sanmıyorum” şeklinde yanıt veriyor. Aslı Hanım, Durak’ın yolsuzluklarının şimdi ortaya çıkmasını ise iktidarla ve Recep Tayyip Erdoğan’la arasının açılmasına bağlıyor. “Adana Durak’ı yıllardır biliyor” Emekli Mehmet Bey ise, Aytaç Durak’ın senelerdir yolsuzluk yaptığını bildiklerini ama ne yapacaklarını bilemediklerini söylerken, “Nereye şikayet edebiliriz, ne yapabiliriz hiç bir fikrimiz yoktu” diyor. Onun yolsuzluk yaptığını, devletin arsalarını nasıl kendi üzerine geçirdiğini Adanada bilmeyen bir tek kişi bile olmadığını söyleyen Mehmet Bey, “Ama ona hiçbir şey olmuyordu. Görevinden alınması geç de olsa iyi oldu” diyor. Mehmet Bey’in yolsuzluklarının şimdi ortaya çıkarılmasına ilişkin olarak ise şöyle konuştu: “AKP’li olarak belediye başkanlığı yaptı Aytaç Durak, bir çok yolsuzluğu da o dönemde gerçekleşti. Ama MHP’den başkanken böyle oldu, bu gerçekten düşündürücü.” “Durak çok çalıyordu ama birazı ile hizmet de yapıyordu” Adana’da şu anda işsiz olarak yaşamını sürdürmeye çalışan Abdullah Bey ise gelişmeleri şöyle yorumluyor: “Aytaç Durak’ın serveti dillere destan oldu artık, bunu bilmeyen yok ki. Herkes yiyor, hangi belediye başkanı düzgün ki? Hepsi çalıyor bir şekilde. Gene Aytaç Durak çok çalıyordu ama birazı ile hizmet de yapıyordu , park bahçe filan yapıyordu, ekmek filan satıyordu ucuza.” Abdullah Bey yolsuzlukların şimdi ortaya çıkmasına ilişkin olarakta “Bir önceki sefer AKP’dendi. Hiç kendi adamını ortaya çıkarır mı insan? Şimdi değişti partisi ondan oldu” şeklinde değerlendiriyor. Durak için partinin farketmediğini söyleyen Abdullah Bey, “Bakıyor nereden kazanabilir? Neresi kendini kabul ediyor, orası onun partisi oluveriyor” değerlendirmesinde bulunuyor. “Tayyip Erdoğan padişah gibi oldu, ne isterse o!” Ev hanımı Meryem Hanım ise Aytaç Durak’ın artık neredeyse Adana’nın sahibi haline geldiğini söylerken, “Adana’da nereye baksak Durak ailesini görür olmuştuk. Çok iyi oldu” diyor açığa alınma gelişmesi için. Meryem Hanım herkesin bunları bilmesine rağmen geçen seçimde Aytaç Durak’ın tekrar seçilmesini ise “Zaten insanlar da o kadar yedi, o kadar çok zengin oldu ki daha fazla yemez artık diye oy verdiler geçen seçimde” şeklinde değerlendiriyor. Meryem Hanım yolsuzlukların neden şimdi ortaya çıktığına yönelik sorumuza ise “Bunda göremeyecek bir şey yok, al gülüm ver gülüm davası olmadı çünkü. AKP’liler Durak’ın cebine attığı paradan kendilerine düşen payı beğenmediler ondan oldu. Zaten artık Tayyip Erdoğan padişah gibi oldu, o isterse suçlu da suçsuz da atılır, istemezse suçlu da belediye başkanı olur” şeklinde yanıt veriyor. Kaynak: (soL-Adana)
Aytaç Durak istifa ediyor
ADANA- Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, ”Parti tüzüğü gereği böyle bir dedikodu çıkarsa konunun aydınlanması için bir süre partiden çekilmek gerekiyor. Neyse gereğini yapacağız” dedi.
Durak, Adana Adliyesi’ne gelerek rüşvet iddialarına ilişkin kendisi ve MHP Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Mustafa Tuncel hakkında suç duyurusunda bulundu.
Çıkışta açıklama yapan Durak, hayatı boyunca rüşvetle mücadele ettiğini belirterek, Büyükşehir Belediyesi Meclis üyelerinden Mustafa Tuncel’in, ”konuşursam altından kalkamazsın beni öldürebilirler, arkadan vurabilirler bu nedenle Aytaç Durak ile ilgili bildiklerimi kasete aldım, kaseti güvendiğim kişiye teslim ettim. Başıma bir şey gelirse kaseti gazetelere dağıtın” dediğini hatırlatarak, söz konusu bu kasetin savcılığa teslim edilmesini istedi.
Durak, ”MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partiden istifa etmesi gerektiği” yönündeki açıklamalarına ilişkin de ”Parti tüzüğü gereği böyle bir dedikodu çakırsa konunun aydınlanması için bir süre partiden çekilmek gerekiyor. Neyse gereğini yapacağız” diye konuştu.
| ADANA- Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, ”Parti tüzüğü gereği böyle bir dedikodu çıkarsa konunun aydınlanması için bir süre partiden çekilmek gerekiyor. Neyse gereğini yapacağız” dedi. | |
|
Durak, Adana Adliyesi’ne gelerek rüşvet iddialarına ilişkin kendisi ve MHP Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Mustafa Tuncel hakkında suç duyurusunda bulundu. Çıkışta açıklama yapan Durak, hayatı boyunca rüşvetle mücadele ettiğini belirterek, Büyükşehir Belediyesi Meclis üyelerinden Mustafa Tuncel’in, ”konuşursam altından kalkamazsın beni öldürebilirler, arkadan vurabilirler bu nedenle Aytaç Durak ile ilgili bildiklerimi kasete aldım, kaseti güvendiğim kişiye teslim ettim. Başıma bir şey gelirse kaseti gazetelere dağıtın” dediğini hatırlatarak, söz konusu bu kasetin savcılığa teslim edilmesini istedi. Durak, ”MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partiden istifa etmesi gerektiği” yönündeki açıklamalarına ilişkin de ”Parti tüzüğü gereği böyle bir dedikodu çakırsa konunun aydınlanması için bir süre partiden çekilmek gerekiyor. Neyse gereğini yapacağız” diye konuştu. |
Durak: İnşaat mühendisliği mesleğini çok önemsiyorum
Durak, İMO yönetimini kabul etti…
Yeni seçilen İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır ve Yönetim Kurulu üyeleri, ilk ziyaretini Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’a yaptı.
Kabulünden dolayı Başkan Durak’a teşekkür eden İMO Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır, oda olarak kentin ve kentlinin meslekleriyle ilgili sorunlarını görüşmek amacıyla geldiklerini söyledi. Kentin düzenli gelişimi konusunda odanın yapması gereken konuları görüşmek ve ortak çalışmak için her türlü çabayı göstereceklerini ifade eden Bakır, “İMO olarak Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yapmaya hazırız. Her olumlu projenin yanında, her olumsuzluğun da karşısında olacağız” dedi.
İMO Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır ve yönetim kurulu üyelerini kutlayan ve yeni görevlerinde başarılar dileyen Başkan Durak, inşaat mühendisliğini çok önemsediğini vurgulayarak, “Belediye gibi yatırımcı bir kuruluşun başında inşaat mühendisi meslektaşınızın bulunması sizin için bir şanstır. Sizinle aynı meslekten gelmem, yerin altını üstünü bilmem de benim için bir şanstır” şeklinde konuştu.
Avrupa ülkelerinde nüfusun artmadığını, 400 yıldır aynı altyapıyı kullandıklarını, bu nedenle yeni bir inşaat yapmaya gerek olmadığını vurgulayan Başkan Durak, “Türkiye’de hareket hali var. Hem ekonomimiz, hem kültürümüz, hem nüfusumuz hızla değişiyor. Böyle hareketli yerde yeni altyapılara, yeni üst yapılara ihtiyaç var. Bu da inşaat mühendisliğinin birinci derecede işidir” şeklinde konuştu.
“80’Lİ YILLARDA İMO BAŞKANI OLMANIZ BENİM İÇİN ŞANSTIR”…
Abdullah Bakır’ın 1980’li yıllarda İMO Adana Şube Başkanlığı yaptığını öğrenince mutlu olan Başkan Durak, konuyla ilgili şöyle dedi;
“Benim ilk başkanlık dönemimde sizin de İMO’nun başında olmanız, o yıllardaki Adana ile bugünkü Adana arasında gelinen noktayı olumlu veya olumsuz yönleriyle çok iyi değerlendirme şansına sahipsiniz. Adana’nın nereden, nereye geldiğini kıyaslayabilirsiniz. Bu da benim için çok önemlidir. Özellikle Sayın Bakır ile ikili görüşmelerimizde bu değerlendirmeyi ayrıntılı yapmak istiyorum. Ayrıca, her türlü eleştiriden mutlaka bizim de faydalanacağımız taraflar olacaktır”.
Durak, “Adana Havaalanı’nın Kapasitesinin Artırılması İçin Yıllardır Mücadele Veriyorum”…
Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, Adana Şakirpaşa Havaalanı’nın kapasitesinin artırılması için yıllardır mücadele verdiğini söyledi.
KKTC Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy ve beraberindeki heyet bugün Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ı makamında ziyaret etti. Samimi sohbet içerisinde geçen ziyaret sırasında konu Adana Şakirpaşa Havaalanı’ndan açıldı. Başkan Durak, tarihinde birgün dahi kapanmayan Adana Havaalanı’nın kapasitesinin artırılması yerine, hemen yanına 2. bir havalının yaptırılmasının yanlış olduğunu anlattı.
Mesleki bilgi ve birikimi olmayan kişilerin yıllardır Adana Şakirpaşa Havaalanı’nın şehir içinde kaldığına ilişkin konuştuğunu ifade eden Başkan Durak, “İlgili ilgisiz kişiler bu konuda fikir beyan ediyor” dedi.
“BİLİMSEL RAPORDAN HABERLERİ YOK”…
12 yıl önce Ulaştırma Bakanlığı tarafından Karadeniz Üniversitesi’nin uzmanlarına bilimsel raporlar hazırlatıldığını vurgulayan Başkan Durak, konuyla ilgili şöyle konuştu;
“6 ciltlik bu bilimsel raporu yıllar önce inceledim. O bilgiler ışığında Adana Şakirpaşa Havaalanı’nın genişletilmesi halinde çok daha fonksiyonel hizmet verebileceği apaçık ortada. Söz konusu rapordan son 12 yılda göreve gelen Sayın Bakanların haberlerinin olmadığı gibi, şehrimiz adına konuşanların çoğunun bilgilerinin olmaması üzücüdür. Uzmanlarca hazırlanan bu bilimsel rapor dikkate alınmayacaksa, neden hazırlatıldı?
Yıllardır söylediğim gibi bugün de tekrarlıyorum. Şakirpaşa Havaalanı genişletildiği zaman daha fonksiyonel hizmet verecektir. Havaalanımız varken, hemen yanına 2. bir havaalanının yapılması hem ekonomik krizle boğuşan Türkiye ekonomisi için lükstür, hem de yanlıştır”.
GÜNSEL, “ADANA’DAKİ İLKYARDIM HAVAALANIDIR”…
Başkan Durak’ın sözlerine katıldığını söyleyen KKTC Yakındoğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel, “Adana Havaalanı bölge için alternatif bir havaalanıdır. Özellikle kış aylarında sis nedeniyle çevredeki havaalanları kullanılamıyor. Adana Havaalanı, hava koşullarının uygun olmadığı bu dönemlerde çevre illerde yaşayanların kullandıkları ilkyardım havaalanı görevini yapıyor” dedi.
Durak, iftiracıların peşini bırakmıyor…
29 Mart Yerel Seçimleri öncesi ve sonrası Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’a iftira atan AKP Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Ali Bilici, yargılandığı İstanbul Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Başkan Durak, “Allah’a şükür hukuk ta, halk ta dürüstlükten yana. İftiracıların peşini bırakmayacağım” dedi.
Yerel seçimler öncesi müfterilerin attıkları iftiralar nedeniyle tek tek mahkemelerde hesap verdiğini hatırlatan Başkan Durak, “Siyasi terbiyeden yoksun kişiler, dürüst seçmenlerin kafalarını karıştırmak için akla hayale gelmeyen iftiralar atmışlardı. Oy hırsızlıkları ve parayla oy satın alma iddiaları ayyuka çıkmış, Devlet baskısı her kademede yaşanmış, Durak’ı seçtirmemek için akla hayale gelmeyen senaryolar uygulanmıştı. Bu iftiralara maalesef inananlar da olmuştu. Kafası karışan birçok beni seven Adanalı hemşehrim ya sandığa gitmemiş, ya da bu yalanlara inanarak bana oy vermemişti. Ancak halk tüm bunlara rağmen 5. defa Aytaç Durak’ı seçmişti”.
DURAK, “YARGIYA GÜVENİM SONSUZ. BUNLARIN HESABI SORULACAK” DEMİŞTİ.
İftira atanların yakasını bırakmayacağını daha önce söylediğini vurgulayan Başkan Durak, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı;
“Beni halkın gözünden düşürmek için her türlü yalanı uyduran, olmadık iftiralar atan siyasi terbiyeden yoksun kişilerle mahkemelerde hesaplaşacağımı daha önce ifade etmiştim.
Bugün suçlular bir bir Türk Adaleti önünde hesap veriyor. İftira ve yalan kampanyasında ilk ceza AKP adayı Mehmet Ali Bilici’ye verildi. Bilici “hakaret” suçundan yargılandığı mahkemede 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Daha önce de olduğu gibi, bugün de Yargıya güvenimiz sonsuzdur. İnanıyoruz ki, diğer iftiracılar da Yüce Yargı’da hesap verecek ve attığı iftiraların cezasını çekecektir”.
DURAK, “ÇUKUROVA’DA 4 MEVSİM” KONULU FOTOĞRAF SERGİSİNİ AÇTI…
Emekli öğretmen Adil Durukan’ın çektiği eserlerden oluşan “Çukurova’da 4 Mevsim” konulu fotoğraf sergisi Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Fuayesi’nde izlenime sunuldu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın açılışını gerçekleştirdiği sergiyle ilgili bilgi veren emekli öğretmen Adil Durukan, Çukurova’nın doğa ve tarihi güzelliklerinin yer aldığı etkinlikte 51 fotoğrafın yer aldığını söyledi.
Başkan Durak ve diğer davetlilerin büyük beğeni ile izlediği fotoğraf sergisi, 26 Ocak 2010 Salı gününe kadar gezilebilecek.
ADANA’NIN ‘SU’YU ÖZELLEŞTİRİLİYOR!..
Adana Büyükşehir Belediye Meclisi dün olağanüstü toplandı. Belediye meclisi Anakent Belediye Başkanı Aytaç Durak başkanlığında Yüreğir Köprülü Mahallesi ve Şambayadı mevkiinde yapımı gerçekleşen 156 konuta tapu verilebilmesinin yanısıra Adana Su ve Kanalizasyon İşleri (ASKİ) Müdürlüğü’nün birçok görevinin başka kuruma devir teklifini görüştü.
Adana Büyükşehir Belediye Meclisi dün olağanüstü toplandı. Belediye meclisi Anakent Belediye Başkanı Aytaç Durak başkanlığında Yüreğir Köprülü Mahallesi ve Şambayadı mevkiinde yapımı gerçekleşen 156 konuta tapu verilebilmesinin yanısıra Adana Su ve Kanalizasyon İşleri (ASKİ) Müdürlüğü’nün birçok görevinin başka kuruma devir teklifini görüştü.
İlk olarak Yeni Adana İmar İnşaat AŞ’nin kat karşılığı yaptığı konutların sahiplerine devrine ait teklifini ele alan belediye meclisi teklifi oy çokluğuyla kabul etti. CHP Grup Başkanvekili Ahmet Cevdet Yağ, konuyla ilgili birkaç toplantı daha yapılabileceğini belirtmesine rağmen teklifi oylayan Başkan Durak’a tepki gösterdi. Başkan Durak’a “Bizim teklifimizi hiçe sayıyorsunuz” diyen Yağ, konutların hangi şartlarda devredildiğinin bilinmesi gerektiğini vurguladı.
Yağ’ın tepkisi üzerine söz alan Başkan Durak, sözkonusu alanda sürünceme yaşanmamasını istedi. Durak’ın isteğiyle söz alan Yeni Adana İmar İnşaat Genel Müdür vekili Celal Koçak, 156 konutluk alanın 1. bölgesinde kalan bölümünden sorumlu 1. Bölge Tapu Müdürü’nün arsa takas ve satış işlemi için Belediye meclisi kararını istediğini vurguladı. Hak sahiplerinin banka kredileri ve çeşitli işlemler için tapuya ihtiyacı olduğunu aktaran Koçak, “Kanunun emrettiği hüküm çerçevesinde teslim ve tapu için belediye meclisinin onayına ihtiyaç var” dedi. Başkan Durak da belediyenin bin dönümlük yeni bir alanda kat karşılığı konut için ihaleye çıkacağını, meclis üyelerinin şimdiden dosyaları inceleyebileceğini söyledi. Durak, “İnceleyin ve problem varsa çözelim. Yeni Adana İmar İnşaat imarlı gelişmeyi sağlamak için kurulmuştur. Kar amacı olmayan bir şirkettir. Adanalılar daha fazla ilgi duyarsa şirketimiz daha hızlı hizmet üretir” dedi.
“SU DA ZAM DA YOK İNDİRİM DE!”
Toplantının ikinci bölümünde ASKİ Genel Kurulu gerçekleştirildi. Mecliste, bu kez gelir dışı su kayıplarının azaltılmasına ve ASKİ’nin gelirlerini arttırmaya yönelik olarak içme ve kullanma suyu dağıtım şebekelerinin bakım-onarım ve yenileme işleri ile ilgili abone hizmetleri işlerine ait işletme imtiyaz çalşımaları için yetki alınması konusu görüşüldü.
ASKİ’nin teklifi üzerine gündeme gelen bu madde ile ilgili meclis üyelerine detaylı ve yazılı bir bilgi aktarılacağını, 20-25 günlük bir inceleme ve tartışmanın ardından konunun yeniden meclise sunulacağını belirten Başkan Durak, Çatalan içme suyunda yüzde 67 kayıp ve kaçak yaşandığına işaret etti. Çatalan İçme Suyu şebekesinin iyi olmadığını vurgulayan Başkan Durak, kayıp ve kaçakların önlenmesi için yetki devrinin şart olduğunu örneklerle anlatmaya çalıştı. Geçmişte emlak vergisinde belediyenin politize olmuş elemanlarıyla mücadelede zorluk yaşandığına işaret eden Durak, şunları söyledi:
“Birileri gitsin kaybolan suyumuzu bulsun. Yeni sistem kursun. Kendi de kazansın belediye de kazansın. Sistem kurulurken belediyemizin kasasından para çıkmayacak. Danıştay ve İçişleri Bakanlığı’nın onayıyla ve serbest piyasa koşullarında Çatalan İçme Suyu şebeke, bakım-onarım, yenileme ve abone hizmetlerini ihale edeceğiz. Kazan-kazandır sistemiyle iş yapacağız. Arıtmada daha az enerji harcayacağız. İş yapan da yaptıran da kazanacak. Bu konuyu komisyonlarda tartışacağız, ‘yeter tartışma bitsin’ denince mecliste gündeme alacağız. İhale süreciyle birlikte su fiyatları kesinlikle artmayacak. Ancak fiyatlarda indirim yapılması gündeme gelirse ihaleyi alan firmanın tazminat hakkı doğacak.”
CHP’Lİ TÜM: “KONU İYİ ARAŞTIRILMALMI”
Gündem maddesiyle ilgili söz alan CHP’li Halil Tüm ise özel sektör imkanlarının ASKİ’ye oranla daha geniş olduğunu, sistemin özel sektör sayesinde daha hızlı işleyebileceğini, istihdam ve girdi sağlayabileceğini ancak altyapı tesislerinin yapımının birçok riski de beraberinde getireceğini vurguladı.
Klasik işlere oranla sistemin belediyeye daha pahalıya mal olacağını savunan Tüm, “Fayda maliyet analizi yapılmalı. Model yerinde kullanılmazsa döviz çıkışları ve kamu yatırımlarında yanlış sonuçlar doğurabilir. Modelin nasıl tasarlanacağı ve nasıl uygulanacağı iyi araştırılmalıdır. ASKİ proje ile ilgili farklı çalışmalar ve risk analizi yapmalı. Gerekli pazar araştırmasının yanısıra çeşitli belediyelerin uygulamaları da değerlendirilmeli. Örneğin başka bir belediyenin danıştay raporunda aynı sistemin belediyeye daha pahalıya mal olduğu kaydedilmiştir.”
SORULARI YANITLADI
Meclis toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Durak, meclis üyelerine imtiyaz konusunda ayrıntılı dosya verileceğini, konunun her yönüyle incelenip, tartışıldıktan sonra karara varılacağını kaydetti. Başkan Durak, su ücret tarifelerinde artış olmaması için de gerekli tedbirleri alacaklarını vurguladı. Durak, “İmtiyazın ne kadar süreyle olacağına Meclis üyelerimizle karar vereceğiz. Ancak kanun 49 yıla kadar izin veriyor. Meclis kararının ardından Danıştay ve İçişleri Bakanlığı’nın da onayı gerekiyor” diye konuştu. 25 yıl önce emlak vergisinin tahsilatını da özelleştirdiklerini hatırlatan Durak, imtiyaz alan şirketle yapılan anlaşma gereği tahsilat oranını yüzde 100′e yaklaştırdıklarını, içme suyunda da kayıp ve kaçakların benzer yöntemle azaltmaya çalışacaklarını belirtti.
ASKİ Genel Müdürü Seyfettin Yılmaz da bu yöntemle ASKİ’nin yetkilerinin azalacağı yönünde bir sıkıntının olup olmayacağı yönündeki soruya “Hayır böyle bir sıkıntı olmaz” diye yanıt verdi.
Kaynak Linki: http://www.yeniadana.net/web/HaberDetay.aspx?id=39198
Aytaç Durak’a üstün hizmet ödülü
Aylardır heyecanla beklenen o büyük buluşma bugün gerçekleşiyor. Dr. Murat Mert başkanlığındaki Adana Kültür ve Dayanışıma Derneği’nin düzenlediği Baloda, Adana’ya gönül vermiş merhum Hacı Sabancı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’a üstün hizmet ödülü verilecek.
SABANCI VE DURAK’A ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ
Adana’nın tanıtımı için yola çıkan ve Adana’nın Kurtuluşa günü olan 5 Ocak’a uygun bir tarihte balo düzenleyen Adana Kültür ve Dayanışıma Derneği Başkanı Murat Mert, Adana’ya gönül vermiş Türkiye’nin ve Adana’nın önemli isimleri Hacı Sabancı ile Aytaç Durak’a üstün hizmet ödülü takdim edileceğini söyledi.
Türkiye Hilton Convention Center’e Akacak
İstanbul’da yaşayan Adanalılar tarafından kurulan derneğin, Adana’nın kurtuluşunun 88. yılı dolayısıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında İstanbul Hilton Convention Center’de düzenleyeceği baloya Türkiye’nin çeşitli illerinden Adana’ya gönül veren ve destekleyen çeşitli meslek gruplarındaki kişiler ile kamuoyunun tanınmış Adanalı simaları aynı çatı altında buluşacak. Baloda Adana’ya gönül veren, Adana’nın tanıtımına katkı koyan ve Adana’nın
Yetiştirmiş olduğu değerler de yerini alacak. Dolunay Soysert’in sunacağı baloya Fatih Terim, Lütfi Arıboğan, Emre Karayel, Ferudun Düzağaç, Eda-Metin Özülkü, Faruk Tınaz ve Savaş Ay gibi önemli konuklar katılacak.
Kaynak Linki: http://www.5ocak.com.tr/tr/s_detay.asp?id=4497
SATILACAK ARAZİYE MAHKEME YOLU
Durak, Çukurova Belediyesi’nin 38 dönüm kamu alanını satmasına izin veren meclis kararına şerh koyup mahkemeye taşıyacağını açıkladı.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, şehirde 20 bin hektar alanın imar planının iptal edildiğini açıklayan üç meslek odası başkanının eksik bilgi ile beyanat verip kamuoyunu yanılttığını açıkladı.
Durak, “147 mimar ve mühendis ile Türkiye’de en rasyonel çalışan belediyeyiz. Belediyemizdeki meslektaşlarınızdan bilgi almadan açıklama yaparsanız oda başkanı da olsanız böyle yanılır, kamuoyunu da yanıltırsınız” dedi.
Adana Büyükşehir Belediye Meclisi Ocak ayı son oturumu Başkan Aytaç Durak başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündem dışı söz alan Başkan Durak, Mimarlar, İnşaat Mühendisleri ve Şehir Plancıları Odası başkanlarının “Adana’da 20 bin hektar imar planı iptal edildi” şeklindeki açıklamalarını eleştirdi.
Bu üç oda başkanının yaptığı açıklamaların yerel ve ulusal birçok gazetede kayda değer büyüklüklerde yer bulduğuna dikkat çeken Başkan Durak, konuyla ilgili haberlerin yer aldığı gazeteleri göstererek “Belediyemizde 147 mimar ve mühendis görev yapmaktadır. Bu oda başkanı arkadaşlarımız açıklama yapmadan belediyemizde çalışan bu meslektaşlarından bilgi alsalardı böyle hatalar yapıp kamuoyunu yanıltmaz, kafaları karıştırmazlardı. Neticede eksik bilgi ile açıklama yaparsanız meslek odası başkanı da olsanız böyle hatalar yaparsınız. Belediyemiz Türkiye’nin en rasyonel çalışan belediyelerinin başında gelir” dedi.
Başkan Durak, ilgili oda başkanlarının meslek odası seçimleri arifesinde basında boy gösterme gayreti ile böyle bir açıklama yapmış olabileceğini de ifade ederek, konuyu soruşturmadan haber yayıp sayfalarına koyan basın organlarını da daha dikkatli olmaya çağırdı.
MHP’NİN KARŞI ÇIKTIĞI SATIŞA AK PARTİ VE CHP’Lİ ÜYELER VİZE VERDİ
Daha sonra gündem maddelerine geçildi. Çukurova İlçesi Kurttepe Mahallesi 7811 Ada, 1 parseldeki nazım imar planı tadilatına ait komisyon teklifiyle ilgili de konuşan Başkan Durak, Çukurova Belediyesi’nin burada kamuya ait 38 dönüm alanın satışına karşı olduğunu, meclis kararına şerh koyacağını, gerekirse konuyu mahkemeye taşıyacağını söyledi.
Durak, “İmar uygulamaları ilçe belediyelerinin görevidir. Biz nazım planı yaparız. Ne hikmetse Adana’da ilçe belediyeleri kamulaştırma yapmıyor. Kamulaştırmayı bizden bekliyor. Bizim kamulaştırıp teslim ettiğimiz alanları da ilçe belediyeleri hep sattılar. Bu alanın da satışına karşıyım. Şerh koyacağım” dedi.
Başkan Durak ve MHP’li üyelerin karşı oyuna rağmen, ilgili madde komisyondan geldiği haliyle AK Parti ve CHP’li üyelerce oy çokluğu ile kabul edildi. Meclisin satışına yol verdiği halen Çukurova Belediyesi şantiyesinin bulunduğu arsanın yerine ilgili ilçe belediyesinin aynı büyüklükte bir başka arsa tahsis edeceği bildirildi.
ODA BAŞKANLARI DA KENDİLERİNDEN GÖRÜŞ ALINMASINI İSTEMİŞTİ
TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Adana Şubesi Başkanı Hasan Zengin, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Sadi Sürenkök ve Şehir Plancıları Odası Başkanı Cüneyt Erginkaya, İMO Toplantı Salonu’nda düzenledikleri ortak basın toplantısında, Adana 1. İdare Mahkemesi verdiği karar ile 75. Yıl Cumhuriyet Orman Alanı da dahil toplam 20 bin hektarda yapılan imar planının iptal edildiğini savunarak bundan böyle bu tür planlama çalışmalarında meslek odalarının görüşlerinin alınmasını istemişlerdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Belediye İmar Daire Başkanı Özlem Kulak, imar planı iptal edilen alanın 20 bin değil 4 bin hektar olduğunu bildirmişti.
Kaynak Linki: http://www.haber01.com/SATILACAK-ARAZIYE-MAHKEME-YOLU-8490.html
“Çağdaş Demokrasilerin En Büyük Erdemlerinden Biri Özgür Basındır”
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınlayarak, yazılı, görsel ve işitsel yayın kuruluşlarının tüm çalışanlarını kutladı.
Çağdaş demokrasilerin en büyük erdemlerinden birinin özgür basın olduğunu belirten Başkan Durak, “Basın emekçilerinin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, mesleklerine yaraşır koşullarda hizmet yapmalarının sağlanması aynı zamanda demokratik düzene de katkıdır.” dedi.
Başkan Durak, yazılı açıklamasında daha sonra şu görüşlere yer verdi; “Demokratik düzen açısından böylesine yaşamsal bir önem taşıyan sektör çalışanlarının, ekonomik, demokratik, yasal haklarının geliştirilmesi hizmetin verimliliği açısından kaçınılmazdır. yağmurda, çamurda, sıcakta, soğukta, zaman zaman canını da tehlikeye atarak görev yapan basın çalışanlarının geçim sıkıntısı çektiği, işsiz kaldığı, yetersiz ücretle çalıştığı ülkemizin bilinen bir gerçeğidir. Bu durum sektörün kendisi tarafından düzeltilmeli, basın emekçilerinin yaşam koşulları mesleklerine yaraşır hale getirilmelidir. Bu anlamlı günlerinde, basın sektörümüzün bütün çalışanlarını içtenlikli duygularla kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
Haber Linki: http://www.haberler.com/cagdas-demokrasilerin-en-buyuk-erdemlerinden-biri-haberi/
Durak: Adana’nın işsizlik oranı sürpriz değil
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, Türkiye İstatistik Kurumu’nun ilk kez açıkladığı illere göre işsizlik oranları sıralamasında Adana’nın Şırnak’tan sonra ikinci sırada yer almasının hiç de sürpriz olmadığını kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yıllardan bu yana “Adana’nın en büyük sorunu işsizliktir” vurgusu yaptığını hatırlatan Durak, “Türkiye genelinde yüzde 11 olan işsizlik oranı Adana’da yüzde 20′yi aştıysa, bu vahimin de ötesinde sosyal bir felakettir.” dedi.
Adana’nın 30 yıldır hükümette yatırımcı bir bakanı olmadığını kaydeden Durak şunları söyledi: “Komşu kentler Mersin ve Gaziantep değişik hükümetler döneminde yatırımcı bakanlıklar aldı ve sonuçları ortada. Maalesef Türkiye’de işler böyle yürüyor. Yatırımcı bakanınız varsa devletin imkânları kentinize akıyor, eğer yoksa Ankara’nın vicdanına kalıyorsunuz.”
Son yıllarda devlet desteğinden yoksun bırakılan Çukobirlik başta olmak üzere özel sektöre ait birçok işletmenin üretim sahasından çekildiğine veya kapandığını ileri süren Durak, “Mevcut işletmeler ekonomik krizlerin ardından bir bir kapanırken, istihdam meydana getirecek özel sektör yatırımları güdük kaldı.” diye konuştu.
Genç nüfusun her geçen gün artış gösterdiğini ve kırsaldan Adana’ya vasıfsız göçün devam ettiğini ifade eden Durak, “Bunun aksine, nitelikli insanların da Adana’yı terk ederek İstanbul başta olmak üzere daha büyük kentlere göç etmesi, bugünkü tablonun en büyük nedenlerindendir. Adana gibi ülke sanayisine uzun yıllar lokomotiflik yapmış bir kentin bugün işsizlik oranı açısından Şırnak’ın ardından ikinci sırada yer alması düşündürücüdür.” şeklinde konuştu. (CİHAN)



